1. YAZARLAR

  2. Fatma ULUSOY

  3. 10 YAŞINDAKİ KIZI İSTİSMAR EDİYORLAR VE ADALETE MEDYA İLE KAVUŞUYORUZ
Fatma ULUSOY

Fatma ULUSOY

Yazarın Tüm Yazıları >

10 YAŞINDAKİ KIZI İSTİSMAR EDİYORLAR VE ADALETE MEDYA İLE KAVUŞUYORUZ

A+A-

Son yıllarda çocuk istismarları, kadın cinayetleri, engellilere yönelik istismar haberleri giderek artıyor. Her gün bir yenisini değil birçoğunu görüyoruz, okuyoruz, izliyoruz. Hatta ve hatta daha anne sütünden kesilmemiş minicik bebeklere bile istismarı gördü bu gözler. Hiç unutmam 18 aylık bebeğin başına gelenleri okuduktan sonra haftalarca ağladım, insanlığımdan utandım.

İşte bu gibi haberlerde hep bir ağızdan lanetler okuyor, küfürler savuruyoruz. Yinede bu lanet okumalar bu işi durdurmaya yetmiyor. Çünkü bir kısım lanet okurken, bir kısım kendini bilmezler küçücük çocuklarla bile evlenilebileceği, adamların annelerinden bile tahrik olmasının normalliğini, canı isterse kendi öz evlatları ile bile olabilecekleri konusunda fetvalar verirken, kanunlar ve uygulayıcıları “hop sen ne diyorsun, bu yaptığın bir suç, gel de hesabını ver ve cezanı çek” diyemiyor demiyor.

Tüyü bitmemiş küçücük yavrularımızı istismar edenler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılıyor, yenilerini yapabilsin, başka canları yakabilsin, başka hayatları karartabilsin diye halkın içine salınıyorlar. Hak ettikleri cezaları almıyor, iğrenç mahlukatlar birbirlerinden cesaret alıp iyice azıyorlar. Ha bir de “İyi Hal İndirimi” var, onu hiç aklım almıyor. Her türlü suçu işleyip, sapıklığı yapıp mahkemede süt dökmüş kedi gibi durunca, birde takım elbise giyince iyi hal alıyor, akıl tutulması resmen.  

Bu gün yine bu konularla ilgili bir haber okudum, yine kan beynime sıçradı, beni en çok üzen kısmı ise, on yaşındaki küçücük masum bir kız çocuğunun canını yakan, hayatını karartan bu adam önce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılıyor, çocuğun ailesi suçluların hak ettikleri cezayı çekebilmeleri ve halkın arasına öylece salınmaması için bir televizyon kanalına çıkıyor, bundan sonra adam tutuklanıyor. Yani kadın televizyon kanalına çıkmasaydı, çıkamasaydı, derdini anlatamasaydı, medyada bu olay yankı bulmasaydı o adam şu anda aramızda gezecek, hayatını kararttığı insanların yanı başında olacaktı.

Ya da şöyle bakabiliriz, medyaya yansımayan kim bilir böyle kaç olayda, o olayların mağdurları derdini anlatacak medyaya ulaşamadılarsa bekli de adamlar şu anda aramızda

Her şeyi bir kenara atın, bu kararın altına imzasını atan, bu kararı veren yani böylesi bir mahlukatı halkın arasına serbestçe salan hakimlerin hiç mi anası, kız kardeşi, karısı, kızı yok, hiç mi vicdanı yok, hiç mi insanlıktan nasiplerini almamışlar. Bu nasıl adalet, bu nasıl insanlık! Böylesi iğrenç bir suçu işleyen kadar, onu koruyan ve serbest bırakan da suçlu değimlidir. Böylesi yanlış karar verenler, adaletin uygulanmasına engel olanlar hiç ceza almazlar mı?

Yani sen suçu işle, her türlü iğrençliği yap mahkemeler seni kurtarsın. Sanki mahkemelerin görevleri suçluları kurtarmak, korumak kollamak oldu. Hatta adalet arayan, bunun için çabalayanların ceza aldığı bir sisteme dönüştü.

Sorarım size insanlar artık adaleti mahkemelerde değil de televizyon programlarından, sosyal medyadan, gazetelerden, dergilerden buluyorsa, bu kanallar sayesinde adalete kavuşuyorlarsa, adalet tarafsızlığını ve güvenirliğini yitirmişse o mahkemeler ne iş yapıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum