1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÜSTÜN

  3. Biri Beni Teşvik Etsin!..
Ahmet ÜSTÜN

Ahmet ÜSTÜN

Uzman
Yazarın Tüm Yazıları >

Biri Beni Teşvik Etsin!..

A+A-

Özellikle sermaye birikimi ve tasarruf oranlarının düşük, finansal sistemin derinliğinin zayıf, bankacılık sisteminin kırılgan olduğu ülkelerde temel sorunlardan biri yatırıma yönelecek kaynakların yetersizliğidir. Bu durum kıt kaynaklarla yetersiz yatırım yapılmasına neden olmakta bu da haliyle kendi içinde bir kısır döngüye sebebiyet vermektedir. Bu nedenle her ekonomi için önem arz etmekle birlikte özellikle gelişmekte olan ülke ekonomileri için girişimcilere sağlanan teşvikler,  büyük önem arz etmektedir. İktisat biliminde ekonomik hayatı canlandırmak için piyasaya satın alma gücü çıkartılmasını ve kamu harcamalarının arttırılmasını ifade eden ve Türkçeye can suyu manasında da çevrilen “pump priming” deyimi, özellikle teşvikler için iyi bir tanımlamadır. Çok küçük teşviklerle önemli dönüşümler yaşandığı görülmekte bunun en güzel örneğinin de Muhammed Yusuf tarafından Bangladeş’te uygulanan mikro kredi uygulaması olduğu bilinmektedir.  

Peki, ülke ekonomisi ve girişimciler açısından bu denli önemli olan teşvik (Teşvik ve hibe farklı uygulamalar olmakla birlikte yazımızda genel olarak teşvik kavramı kullanılmıştır.) konusunda ülkemizdeki durum nedir? Genel bir bakışla ülkemizdeki teşvik uygulamaları için çok sayıda, doğru ve iş dünyasının taleplerine duyarlı, efektif bir teşvik sisteminin olduğu söylenebilir. Ancak yine bu konuda ilk göze çarpan hususlardan biri teşviklere ilişkin düzenleme ve kurumların çok dağınık bir yapı arz etmesidir. 

Ülkemizdeki teşvik uygulamalarını; -anlaşılabilmesini kolaylaştırabilmek açısından- genel olarak 3 gruba ayırabiliriz. Öncelikli olarak teşvik veren kuruma göre yapılacak birinci grup sınıflandırmadır. Burada önemli olan teşviki veren kurumun kimliğidir. Bu kapsamda kalkınma ajansları, KOSGEB, Ekonomi Bakanlığı, TÜBİTAK vs. gibi kurumlar tarafından verilen teşvikleri birinci grubun içinde sayabiliriz. 

İkinci grup olarak yatırımın konusuna göre teşvikleri sınıflandırmak mümkündür. Burada da özellikle genel teşvikler, bölgesel teşvikler, büyük ölçekli yatırımlar için verilen teşvikler ve stratejik yatırımlara ilişkin verilen teşvikler vardır. Aynı zamanda ihracata yönelik teşvikler, enerji verimliliği, kırsal turizm, pazar araştırması projesi, ARGE vs. gibi konu bazlı, daha spesifik teşvikleri de bu grubun içinde sayabiliriz. 

Son olarak üçüncü grup teşviklerde yatırımın içeriğinden bağımsız olarak farklı kanunlarda yer alan teşvikler yer almaktadır. Bu teşviklere örnek olarak gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, damga vergisi kanunlarında, gümrük kanununda, iş kanunları vs. çerçevesinde verilen teşviklerdir. Bu teşvikler öncekilerden farklı olarak uygulama alanı olarak daha genel olup, çoğu zaman yararlanma şartları daha geniş tutulmuştur. 

Genel olarak üç ana grupta sınıflandırabileceğimiz bu teşvikler farklı tarihlerde yürürlüğe giren kanunlarda yer almış ve bu nedenle dağınık bir görünüm arz etmektedir. Konunun bizzat uygulayıcıları açısından bile karışık olan bu durum elbette esas önceliği ticari bir organizasyon çerçevesinde ciro ve kar maksimizasyonuna odaklanmış girişimciler için ekstra karışık bir durum oluşturmaktadır. Bunun sonucu olarak da çok önemli projeler belki bilgi yetersizliğinden destek bulamamakta, destek veren kurumlar açısından da destek almak için gerekli yeterliliğe sahip olmayan çok sayıda başvurunun değerlendirilmeye tabi tutulmasına neden olmaktadır. 
Desteğe ihtiyacı olan ile destek veren arasındaki bu asimetrik bilgi sorunun çözülmesi yatırım ve girişimcilik faaliyetlerinin etkinliğini arttıracak olmakla birlikte aynı zamanda destek için ayrılan kaynakların hızlı ve yerinde kullanılmasını sağlayacaktır. 

Yazımızda birinci grup sınıflandırmanın içinde yer alan kurumlar itibariyle yapmış olduğumuz sınıflandırma uyarınca teşvik veren kurumlar genel olarak aşağıdaki gibidir. 

Kalkınma Ajansları
KOSGEB
Hazine Müsteşarlığı
Dış Ticaret Müsteşarlığı
TÜBİTAK
AB Fonları
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı
İŞKUR
SGK
Kültür ve Turizm Bakanlığı
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Tarım ve Kırsal Kalkınma Kurumu

Bu kurumlar teşviklerin sistematik ve sürekli uygulandığı ve bu alanda öne çıkan kurumlar olup daha çok sayıda teşvik veren kurum bulunmaktadır. Ancak bu yazımızda teşvik konusuna genel bir giriş yaptık. Bundan sonraki yazılarımda yapmış olduğumuz üçlü gruplandırma çerçevesinde teşvik uygulamalarını açıklamaya devam etmek istiyorum.  Ancak konunun genişliği ve daha önce de belirttiğimiz gibi dağınık yapısı bazı durumlarda alanların birbiri ile kesişmesine neden olacaktır. Yine de konuları mümkün olduğu kadar anlaşılabilir ele alınması yazının amacına hizmet edeceğini düşünüyorum.  

Konuya ilişkin olarak son söz olarak bu alandaki genel gözlemimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Teşvikler konusu yatırımlar için ve ekonomi için hayati önem taşımakla birlikte suiistimale de açık bir alandır. Bu açıdan girişimcilerin teşvik odaklı yatırım planı yapması ekonomik olarak çok gerçekçi olmayabilir. Yani teşvikleri bir anlamda başarılı olacak bir yatırım için itici güç olarak değerlendirmek gerekmektedir. Bütün hesabını verilecek teşvike göre yapan girişimcilerin sonunun genelde hüsran olduğu sıklıkla görülmektedir. 

Ahmet ÜSTÜN

depohaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum