1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. “Mevcut sistem babayla oğlu birbirine düşürür”
“Mevcut sistem babayla oğlu birbirine düşürür”

“Mevcut sistem babayla oğlu birbirine düşürür”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Mevcut sistem babayla oğlu birbirine düşürür, kardeşi kardeşe düşürür" dedi.

A+A-

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Mevcut sistem babayla oğlu birbirine düşürür, kardeşi kardeşe düşürür" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Samsun'un Bafra ilçesinde vatandaşlar buluştu. Bakanlar, Atatürk Bulvarı parti binası önünde halka hitap etti.

KILIÇ'TAN HOLLANDA'YA: BATSIN SİZİN SEÇİMİNİZ

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, "Son bir kaç zamandır Avrupa'da çok farklı şeyler oluyor. Şunu dile getirmemiz gerekiyor: Hiç bir diplomatik ilişkiye, hiç bir ev sahipliğine, hiç bir insanlığa, hiç bir hakka sığmayan bir davranışla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızı Roterdam'daki başkonsolosluğumuza Hollandalılar sokmadılar. Maalesef tüm uluslar arası anlaşmalara rağmen bizim konsolosluk görevlilerimizi darp etmeye kalkıştılar. Gözaltına almaya kalktılar. Daha beteri orada haklarını kullanan, gösteri hakkını kullanan, söz söyleyen hem Türk vatandaşlarına hem Hollanda vatandaşlarına atlarla, köpeklerle saldırdılar. Hollanda da Gerd Milles diye bir adam var. Bu adam ırkçı, bu adam insanlar arasında dinine, inancına, ırkına göre ayrım yapıyor. Ve diyor ki "insanlar bir arada yaşayamaz." Ve diyor ki "ülkemizi terk edin." Maalesef Hollanda hükümetinde başbakan olduğunu iddia eden o kişi aynı onun yolunda yürüyor. Korku ne diyorlar yarın seçim var. Batsın sizin seçiminiz. İnsanoğluna yakışmayacak bu hareketleri yaparken seçim mi düşünüyorsunuz. Zaten o seçimi kaybettiniz. Zaten o seçim bitti. Çünkü siz insanlık onurunu ayaklar altına aldınız. Sonra ne diyorlar "Türkiye'de şöyle işler var, falanca işler var." Siz önce gidin de kendinize bakın, aynaya bakın. Sabah aynaya baktığında ne gördüğünde ona dikkat et. Irkçılığa teslim oldunuz, teslim oldunuz. Yabancı düşmanlığına teslim oldunuz. Birde utanmadan çıkıyorsunuz bize ders vermeye kalkıyorsunuz. Bir başka iş şey var çıkıp da FETÖ'nün uşakları, FETÖ'nün teröristleri konuşacağı zaman onlara diyorsunuz ki "konuş." Bu millet teröristlere kol açanlara, onlara yataklık yapanlara cevabı verdi ve verecek. Hollanda'nın içerisinde seçim yapanlar bir şeyi unutuyorsunuz, orada oy kullanacak bizim vatandaşlarımız da var. Onların da hakları var. İçişleri Bakanımız için "lale" benzetmesi yapmış. Demiş ki "laleleri gel seyret." Haddini bil. O lalelerin nereden geldiğine iyi bak. Senin daha ortada hiç bir şeyin yokken biz cihana hükmediyorduk. Gerektiği takdirde tepkimizi hem demokratik en iyi şekilde göstermeyi biliriz. Sizden de korkacak değiliz, istersen köpeklerinle gel, istersen atlarınla. Bizim milletimizin yüreğinde iman var iman. İnanç var ve insan sevgisi var. O ırkçıya iki lafım var. O insanlıktan nasibini almamışa iki çift lafım var. Evine git kapıyı kitle zehirle baş başa otur, bu dünyada senin söyleyecek lafın yok. Seni dinlemek istemiyoruz ve duymak da istemiyoruz. Hollanda'da benim vatandaşlarım o ülkenin kalkınması için ter döktü, alın teri döktü. Şimdimi diyorsunuz ki "gidin." Sizi tarih yargılayacak. Tarih önünde hesap veremeyeceksiniz. Geçmişte veremediğinizi gibi. Hiç bir zaman veremeyeceksiniz" diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bunlar ne diyorlar "bu sistem içerisinde parlamento güçsüz olacak." Bu ülkede 1960 darbesinde de parlamento vardı. Bir günde feshettiniz parlamentoyu. Onun başbakanını, meclis başkanını tarumar ettiniz. Bırakınız bu işleri. Bu milleti aldatmayın, bu milleti kandırmayın. İstediğiniz zaman meclis iradesini ortadan kaldırmaya çalışan, onu bay-pass eden, onu zayıflatan bir sitem oluşturdunuz yıllarca bu ülkede. Ben meclise gidemiyorum. Önümüzde bin dosya var, birçok işimiz var. Acaba gidersek bu işlerden bir tanesi eksilirse bunu milletimiz maliyetle öder mi diye aylardan beri en büyük sıkıntımız bu. Bir taraftan bakanlık yapacaksın, bir taraftan Güneydoğu'da terörler mücadele edeceksin, bir taraftan DEAŞ'la mücadele edeceksin, bir taraftan FETÖ denilen lanetle uğraşacaksın, bir taraftan DHKP/C ile mücadele edeceksin, bir taraftan bu ülkede göçle mücadele edeceksin. Birçok işle mücadele ederken meclise gidip çalışma zamanımız olmuyor. Ben de milletvekiliyim, orada görevimi yapmak zorundayım, eğer görevimi orada yapar bakanlıkla ilgili işleri mi gerçekleştirmezsem bilmenizi istiyorum ki bu memleketi kim idare eder biliyor musunuz? Ya bir gün başka FETÖ gelir ya bir gün başka PKK gelir ya bir gün başka örgüt gelir ve Türkiye'yi teslim alır. Bürokrasi adım atmakta zorlanır, siyasi irade olmazsa adım atmak zordur. Her işimizi takip edeceğimiz bir Türkiye tablosu var. Bugün 2 bin dolarlık bir ülke değiliz, 3 bin dolarlık bir ülke değiliz tam 11 bin dolarlık ülkedeyiz ve hedeflerimiz var. Güçlü bir meclis olması lazım. Milletle devlet arasında, hükümet arasında köprü olacak milletin, milletin derdi sürekli kulağında olacak, kulağı meclise açık olacak bir meclis olacak. Türkiye'mizin demokrasi için en önemli adımlardan bir tanesi budur. Güçlü meclisle yarınlara adım atacağız" şeklinde konuştu.

"BU SİSTEM BABAYLA OĞLU BİRBİRİNE DÜŞÜRÜR"

Bakan Soylu sözlerine şöyle devam etti:

"Bu sistem babayla oğlu birbirine düşürür, kardeşi kardeşe düşürür. Çünkü bu sistemin sorumlulukları kimde belli değil. Yetkisi kimde belli değil. Bu sistemin ortaya koyduğu süreç belli değil. Kim ne yapacak belli değil. Herkesi bir birine düşüren sistem bu sitemdir. Siyaseti kıyma makinesine koyan sistem budur. Yeni sitemin en büyük önceliği artık Türkiye'de iş yapana milletin bakacağı bir siyaset gelmektedir. Takmışlar "gençlerden bir şey olmaz, milletvekili olmaz" diye. Siz Balkan harbinde şehit olun. Siz gidin bu ülkenin gençleri olarak Çanakkale geçilmez deyin. Çanakkale'de şehit olan gençlerimizin yaşlarına bir baksınlar. Eğer burada hür yaşıyorsak, özgür yaşıyorsak, burada ayağımız üzerinde duruyorsak, ezanla buluşuyorsak o gençlerin sayesindedir. İstiklal Mücadelesinde de o gençler vardı. Avrupa'nın yüzde 73'ü 18 ile 21 yaş arası gençleri milletvekili seçiyor. Derdi ne? Avrupa yaşlanıyor. Gençleri daha önce hayatın içine alıyım, ona sorumluluk veriyim ki üretimimi sağlayayım diye düşünüyor. Doğru bir iş yapıyor. Bizim en büyük avantajımız genç nüfusumuz. Bunu gelişmiş ülkeler yapacak ama biz 18 yaşında ki kardeşimize şu sorumluluğu veremeyeceğiz. Diyorum ki artık bu ülkeyi beraber yöneteceğiz. Dünyada olmayan bir lider bulduk. Size bütün inancımla, bütün anlayışımla söylüyorum biz bunu Tayyip Erdoğan'ın dışında kimseyle aşamayız. Biz bu ülkeyi, içinde bulunduğu durumu, sistemi, bir daha tuzağa düşmemeyi onun dışında kimseyle aşamayız. Hep birlikte 16 Nisan'dan sonra bu yolculuğa güçlü adımlarla çıkıp geleceğinize, gelecek nesillerimize en büyük mirası bırakabilecek bir anlayışı ortaya koyalım."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.