1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. “Sen Almanya’ya tepki veriyorsun ama…”
“Sen Almanya’ya tepki veriyorsun ama…”

“Sen Almanya’ya tepki veriyorsun ama…”

Almanya'nın Türk bakanlarına yönelik tavrına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümeti de eleştirerek, "Sen Almanya'ya giderken...

A+A-

Almanya'nın Türk bakanlarına yönelik tavrına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümeti de eleştirerek, "Sen Almanya'ya giderken yasaklıyorlar tepki veriyorsun ama aynı şeyi sen yapıyorsun" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu'nu Avcılar Belediyesi Binbir Çiçek Kadın Korosu Çanakkale Türküsü ile karşıladı. Toplantıda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Ankara'ya Tokat'ın Zile ilçesi Yaylakent köylüleri, yöresel kıyafetleri ile yer aldı. Kılıçdaroğlu toplantıda yaptığı konuşmada, "Birlikte yaşamak varken neden kavga? Bir anayasa değişikliği yapılıyor toplum ikiye bölünmüş vaziyette neden? Oysa anayasa değişikliklerinin bayram havası içinde kabul edilmesi lazım. Çünkü o anayasa hepimizin anayasası olacak. Ama anayasa değişikliği toplumun yarısını düşman yarısını dost ilan ederse toplum ayrışır, bölünür. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. İstiyoruz ki oturalım birlikte düşünelim, birlikte karar verelim, tartışalım, daha güzelini bulalım istiyoruz. Birlikte konuşmak varken, neden kavga, bölünme?" diye konuştu.

Bursa-Ankara karayolunda kadın işçileri taşıyan otobüs devrildiğine değinen Kılıçdaroğlu, "7 kadınımız hayatını kaybetti. 5'i ağır 35 kadınımız yaralı. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Umarım bir daha bu tür olaylar olmaz" dedi.

"BU DÜZEN SENİN DÜZENİN DEĞİLDİR. BU DÜZEN AĞALARIN, ANKARA'DAKİ BEYLERİN DÜZENİDİR"

"Değerli kadın kardeşlerim, sevgili anneler bugün sizin için konuşmak istiyorum" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Her anne ister ki evinde huzur olsun. Evde huzur varsa, mahallede huzur vardır. Mahallede huzur varsa, şehirde huzur vardır. Ekonomiye bakıyoruz pek parlak bir tablo yok. İşsizlik almış başını gidiyor. 6,5 milyon evladımız işsiz. Bir annenin en temel sorunu bu. 15 yıldır bir parti iktidarda. Sevgili anneler bu 15 yılda peki benim çocuğum niye işsiz diye sorun. Enflasyon çift haneli oldu. 2017 yılında yüzde 8 zam yapıldı asgari ücrete. Ulaştırmadaki zam yüzde 17,96, sağlık 12,53, eğitimdeki zam 9,33. Bunları topladığınız zaman kaşıkla verdiğinizi kepçeyle geri aldınız. Asgari ücretli kadın kardeşlerime sesleniyorum, sana verdiklerini zamla geri alıyorlarsa sende artık bu düzene hayır demek zorundasın. Bu düzen senin düzenin değildir. Bu düzen ağaların, Ankara'daki beylerin düzenidir. Bizim savunduğumuz düzen halkın, milletin, emeğin, çiftçinin düzenidir, esnaf kardeşimin durumu pek parlak değil. Sicil affı getirdiler. Kanunda şu düzenleme var; bankalar kara listeyi dikkate almayabilir. 14 milyon esnaf. Sözde düzenleme yapıyorlar, sicil affı getirdik diyorlar. Biz söyledik yanlış yapıyorsunuz dedik."

"SURİYELİLERE VATANDAŞLIK VERİLSİN Mİ VERİLMESİN Mİ MİLLETİMİZE SORALIM"

Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusunda ise Kılıçdaroğlu, "Şu çağrıyı yaptım; diyorlar ki Suriyelilere vatandaşlık vereceğiz. Ben de şunu söylüyorum. Her konuda biz milletin iradesine güveniyoruz, millete gidiyoruz diyorsunuz, gel kardeşim Sayın Binali Yıldırım, Sayın Cumhurbaşkanı gel beraber referanduma gidelim milletimize soralım, Suriyelilere vatandaşlık verelim mi vermeyelim mi? Bu konuda hiç konuşmuyorlar. Gel işte sana referandum konusu. Sayın Binali Yıldırım çok açık net bir çağrı yapıyorum. Bununla ilgili parlamentoda her türlü desteği vermeye hazırız. Suriyelilere vatandaşlık verilsin mi verilmesin mi milletimize soralım, onun oyunu alalım ona göre karar verelim" ifadelerini kullandı.

"SİZ NEREYE GİDECEKSİNİZ, KİME DANIŞTINIZ? BU KARARLARI NASIL VERİYORSUNUZ?"

Kılıçdaroğlu, konuşması şöyle sürdürdü:

"Bir sabah kalkıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki Rakka'ya gideceğiz. Öğleden sonra Münbiç'e gideceğiz. Akşama doğru hem Münbiç'e hem Rakka'ya gideceğiz. Allah aşkına siz nereye gideceksiniz, kime danıştınız? Bu kararları nasıl veriyorsunuz? Devlet böyle yönetilmez. Devlet akılla, bilgiyle, liyakatla sağduyuyla yönetilir. Rahmetli Ecevit, Kıbrıs'a çıkarma yaptığı zaman kimsenin haberi oldu mu? Hiç kimsenin haberi olmadı. Türk askeri Kıbrıs'a indi çıktı açıklamayı yaptı. Dedi ki "Türk askeri şuanda Kıbrıs'tadır." İşte devlet böyle yönetilir. Devlet yönetmesini bilmiyorlar. Her gelen tokat atıyor. Rüzgar nereden esiyorsa oraya doğru dönüyorlar. Bir bakıyorsunuz Putin'den, bir bakıyorsunuz Trump'tan yanalar. Sen Türk milletinden yana ol kardeşim bu vatandaştan yana ol. Senin ne işin var orada?"

"SEN ALMANYA'YA GİDERKEN YASAKLIYORLAR TEPKİ VERİYORSUN AMA AYNI ŞEYİ SEN YAPIYORSUN"

"İki sayın bakan Almanya'ya gidip konuşma yapacaktı. Gitmeli mi, konuşmalı mı? Evet gitmeli, konuşmalı" diyen Kılıçdaroğlu, "Ama iki bakana izin verilmemesi hem iktidar kanadından hem bizim tarafından tepkiyle karşılandı. Almanya'ya dedik ki, "demokrasiden söz ediyorsan bizim bakanlarımızı politikacılarımızı engellememen gerekir." Bizim bakanlarımız da politikacılarımızda Almanya'ya, Fransa'ya gitmeli ve propagandasını yapmalı. Bunu söyledik. Onlar da söylediler iktidar kanadı çok ağır eleştiriler getirdiler. Bir konuyu eleştiriyorsanız önce dönüp kendinize bakmanız lazım. Bizde bunun adı şudur, iğneyi kendine batır, çuvaldızı öbür tarafa batırabilirsin. Bulgaristan'dan malum çok sayıda vatandaş geldi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını aldı. Bunlar aynı zamanda hem Türk vatandaşı hem Bulgar vatandaşı. Bulgaristan'da Hak ve Özgürlükler diye bir parti kurdular, ağırlıklı olarak Türk kökenli vatandaşların partisi bu parti. Bunlar seçimler olduğu zaman Türkiye'ye geliyorlar oradaki siyasetçiler, Türkiye'deki Bulgar kökenli vatandaşlara aynı zamanda Türk vatandaşı olanlara propaganda yapıyorlar. Buna izin veriliyor. Nasıl Almanya'ya, Fransa'ya biz gidiyorsak onlar da buraya geliyorlar. Ama şu yapıldı, Bulgaristan'da Türk kökenli aynı zamanda hem Bulgar hem de Türk vatandaşı olan Erdinç İsmail Hayrullah Bulgar parlamentosunda Bulgaristan Türkiye Dostluk Gurubu Başkanı aynı zamanda. Seçimler yapılacak Bulgaristan'da ve Türkiye'ye gelip Bulgar vatandaşları arasında propaganda yapmak istiyor. Bunun Türkiye'ye girişini Dışişleri Bakanlığı yasakladı. Niye yasaklıyorlar? Sen Almanya'ya giderken yasaklıyorlar tepki veriyorsun ama aynı şeyi sen yapıyorsun. Bir Türk vatandaşının Bulgaristan'dan buraya gelişini yasaklıyorsun sınır kapısından içeri sokmuyorsun. Şimdi Sayın Binali Yıldırım'a, Sayın Dışişleri Bakanına, Sayın Cumhurbaşkanı da sormak istiyorum; bu Türk vatandaşının, Türkiye'deki çifte vatandaş olan insanlara kavuşmasını, gelip burada propaganda yapmasını hangi gerekçeyle kabul etmiyorsunuz? Hangi gerekçeyle Türkiye'ye girişini yasaklıyorsunuz? Resmen Türkiye'ye girişi yasaktır diyor neden? Türkiye Cumhuriyeti gibi dünyada saygınlığı olan bir devlet kendi itibarını ayaklar altına almaz. Almanya'ya kızıyorsunuz daha kötüsünü siz yapıyorsunuz. Siyaset çifte standardı kaldırmaz. Bulgaristan'daki Türk ve Müslüman olan kişi de Türkiye'ye gelmeli ve Bulgar vatandaşlarına çıkıp kendi propagandasını yapmalı. Neden biliyor musunuz? Nasıl Türkiye'yi ayrıştırıyorlarsa, Bulgaristan Türklerini de ayrıştırdılar. Hak ve Özgürlükler Partisi'nin karşısına Dost Partisi kurdular. Dost Partisi'nden olanlar Türkiye'ye girebilir Hak ve Özgürlükler Partisi'nden olanlar Türkiye'ye giremez. Bu olur mu?" şeklinde konuştu.

(Pelin Üzek / İHA)

“Sen Almanya’ya tepki veriyorsun ama…”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.