1. YAZARLAR

  2. Fatma ULUSOY

  3. SİLAHLANMAK ZORUNDAMIYIZ
Fatma ULUSOY

Fatma ULUSOY

Yazarın Tüm Yazıları >

SİLAHLANMAK ZORUNDAMIYIZ

A+A-

Türkiye’nin son yıllardaki genel durumuna baktığımda gördüğüm tablo şu, Önüne gelen herkes silahlanmış, küçücük çocuklar bile köşe başından silah alabiliyor. Her gün birileri birilerini öldürüp duruyor. Eline silahı alan ortaya çıkıp birilerini vuruyor. Kimisinin bahanesi karım beni boşayacaktı ben boşanmak istemiyordum, ya benimsin ya kara toprağın dedim vurdum. Kimisinin bahanesi yolda giderken kornaya basan adama sinirlendim gözüm döndü çektim silahı diyor. Kimisi hastaneye gidiyor, yoğunluktan sıra gelmeyince sinirleniyor çekip silahı sağlık çalışanını vuruyor.
İnsanlarımızın ne vicdanı kaldı, ne tahammül gücü. Bir cana kıymanın bu kadar kolay olduğu bir ortamda, birde hiç ceza almadığınızı bir düşünün. Karısını vuran adam, karım beni boşuyordu demeyecek, Arabada trafikte korna çaldı, kendimden geçmişim demeyecek, hastanede sırada beklerken sıkıldım gözüm döndü demeyecek, Fetöcü veya terörist olduğunu düşündüm vurdum diyecek ve cezai sorumluluk almadan elinin kolunu sallayarak çıkacak. Bunları neden mi diyorum dün yayımlanan KHK’da bir madde var ki işte tamda bu konu hakkında;

Dünkü 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 121. Madde de "8/11/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 37'nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir;  “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında birinci fıkra hükümleri uygulanır."
Haydi, o kanuna bir göz atalım
"15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında, karar veya tedbirleri icra eden, her türlü adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kişiler ile olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında karar alan ve görevleri yerine getiren kişilerin bu karar, görev ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz."
Şimdi de bu iki maddeyi birleştirdiğimizde ortaya şu çıkıyor, sivil silahlanmanın önü açıldığı yetmezmiş gibi birde siviller darbeyi, terörü bahane ederek istedikleri gibi istedikleri kişilere istediklerini yapıp birde cezai sorumluluk almayacaklar. Bu maddede hangi dönemin kast edildiği, hangi suçları, hangi tarih aralıklarını kastettiği ne yazık ki yeterince açık bir şeklide ifade edilmediği için, terör kelimesinin bu kadar muallakta, bu kadar belirsiz olduğu bir zamanda  kötüye kullanılmaya çok açık bir madde olduğu ortadadır.
İşte bu noktada silahlanma karşıtı olan ve her ne sebeple olursa olsun silahlanmaya hayır diyen birisi olarak, birinin canının sıkılıp beni vurmamasını umarak mı yaşamalıyım ya da bende kendimi ve ailemi koruyacağım bahanesi ile ilk köşe başından silah mı almalıyım. Ben yine de adaletin devlet tarafından sağlanması, yalnızca askerimizin ve polisimizin silahlanması ve sivil silahlanmanın önüne geçilmesi konusunda hemfikirim. Umarım bu yanlıştan bir an önce dönülür. Umarım devletimizin başındakilerden “bu maddeyi yeniden değerlendirmeliyiz” diyen birileri çıkar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.