1. YAZARLAR

  2. Barış Yüksel

  3. Atatürk İçin de İdam Kararı Vermişlerdi
Barış Yüksel

Barış Yüksel

Barış Yüksel
Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk İçin de İdam Kararı Vermişlerdi

A+A-

            Osmanlı İmparatorluğu Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan devletleri ile ittifak yapıp girdiği 1. Cihan Harbinden mağlubiyetle ayrılmış, sonrasında imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ile topraklarımız batılı İtilaf devletlerinin istilasına açık hale gelmişti. Bu anlaşma ile adeta ülkemizin dört bir tarafı işgale açık hale geldi ve birer uydurma bahane ile memleketimizde işgale giden sürecin yolu açılmış oldu. Ateşkes antlaşmasının 7. ve 24. maddeleri Anadolu’nun işgaline zemin hazırlıyor ve özellikle 24. madde ile Vilayet-i Sitte’de (Bitlis, Erzurum, Sivas, Van, Elazığ, Diyarbakır) bir Ermeni devleti kurulması amaçlanıyordu.

            18 Ocak 1919 yılında yenen devletler ile yenilen devletler arasında yapılacak barış görüşmelerinin müzakeresini yapmak amacıyla Paris Barış Konferansı düzenlendi. Kongrenin başkanlığını ABD yapmış olup bu konferans sırasında yenilen devletlerden alınacak topraklar konusunda anlaşmazlık yaşayan itilaf devletleri arasında ilk kez bir görüş ayrılığı yaşandı. Konferans sonucunda Almanya ile Versay, Avusturya ile Sen Germen ve Macaristan ile Trianon anlaşmaları imzalandı. Konferans da Osmanlının paylaşılması noktasında görüş ayrılığı yaşanmış olup daha önce İtalya’ya verilmiş olan İzmir ve çevresi İngiltere’nin baskısı ile Yunanistan’a verildi.

            15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanistan devleti İzmir’i işgal etmiş ve bu işgal ülkemizde büyük bir yankı uyandırmıştı. İşgali protesto etmek amacıyla Halide Edip Adıvar’ın nutkunun da yer aldığı Büyük Sultan Ahmet mitingi yapılmış ve işgal ülkemizin hemen her tarafında protesto edilerek bir infiale yol açmıştı. Yıllar boyunca Osmanlı tebaası olan Rumların bu işgal karşısında takındıkları tavır bütün Osmanlı halkını derinden yaralamış ve ne yazık ki işgalden güç bulan Rumlar ülkemizin muhtelif bölgelerinde yerli Türk halka zulmetmiştir. 

            Bu ahval ve şartlar altında Mustafa Kemal ve arkadaşları Mustafa Kemal’in Şişlide bulunan evinde kurtuluş çaresi aramaktan ve kurtuluşa ilişkin planlar yapmaktan geri durmuyordu. Mustafa Kemal  ile birlikte vatanın ve milletin selameti için plan yapanlar arasında Fevzi Çakmak, İsmet İnönü, Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay gibi isimler yer alıyordu. Ali Fuat Paşa’nın ailesi ile Dahiliye Nazırı Mehmed Ali Bey’in dünür olması sebebiyle Mustafa Kemal’in 9. Ordu Müfettişliği görevini alması sağlanmış ve akabinde Mustafa Kemal Samsun’a gönderilmişti. 

            Mustafa Kemal Samsuna ayak basar basmaz vatan ve milletin selameti için çalışmaktan geri durmamış bu süreç içerisinde Havza ve Amasya genelgelerini yayımlamıştır. Havza genelgesi ile Mustafa Kemal İzmir’in işgalini protesto etmiş ve bu açıklamaları sebebiyle de ilk kez İstanbul’a çağırılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün tevkif edilmesi yönünde İstanbul hükümeti valilik ve kaymakamlıklarına yakalama kararını keskin bir dille beyan etmişti. Bu şartlar altında Mustafa Kemal Erzurum Kongresine katılmadan önce çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa ettiğini açıkladı. Ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri düzenlendi bu kongreler sürecinde milli mücadelenin amaç ve yöntemi beyan edildi, dönem dönem gündeme gelen ABD mandası kesin bir dille reddedildi. 

            Son Osmanlı Mebusan meclisi 12 Ocak 1920 tarihinde mili akdimiz olan Misak-ı Milli kararlarını kabul etti ve bu kararlar Lozan Anlaşmasının temel konularını oluşturdu. Mebusan Meclisinin almış olduğu bu karar neticesinde 16 Mart 1920 tarihinde işgal edildi. İstanbul’un işgal edilmesinden sonra artık kurtuluş yolunun Anadolu’dan geçtiği kesin olarak öğrenilmiş oldu. İngilizlerin elinden kurtulan mebusların derhal Ankara’ya gelmesi ve Temsil heyetine katılmaları istendi, bu isteğe uyan ve Anadolu’nun dört bir yanından gelen mesbular ile  23 Nisan 1920 tarihinde Büyük Millet Meclisi açılmış oldu. Ankara hükümeti hız kaybetmeden işgalleri önlemenin ve memleketin çeşitli bölgelerinde baş gösteren isyanların bastırılması için çareler aramaya koyuldu. 

resim1.png  

*Mustafa Kemal Bey işgalleri protesto mitinglerinde halka hitap ediyor

            İstanbul, Birinci İdare-i Örfiye Divan-ı Harbi, Mustafa Kemal ve arkadaşlarını 11 Mayıs 1920 tarihinde idama mahkum etti. Bu karar 13 Mayıs 1920’de,Ali Kemal’in idare ettiği Peyam-ı Sabah gazetesinde yayınlandı. Halife ve Padişah VI. Mehmet kararı 24 Mayıs 19220’de onayladı ve Damat Ferit bir genelgeyle idari teşkilata yayınladı. Verilen idam hükümlerini yeni kararlar takip etti 25 Mayıs 1920’de Padişah, Fevzi Paşa hakkındaki idam kararını onayladı. 6 Haziran 1920’de İsmet İnönü, Bekir Sami, Celalettin Arif, Dr. Rıza Nur, Yusuf Kemal, Mehmet Rıfat Börekçi ve Fahrettin Altay hakkında da idam kararı verildi.

            Sözün özü vatan ve milletin selameti için kim hangi devirde elini taşın altına koyarsa koysun, türlü şekillerde engellemeler ve baskılarla karşılaştı. Değişen sadece zaman ve mekanın şartları ile kişilerin irade beyanlarının şekli oldu. Ülkemiz politik tarihinde ve kaderinde değişmez bir gerçek olarak geçen bu durum neticesinde, kısa vadede kazanan her zaman mevcut gücü elinde bulunduran taraf gibi görünse de uzun vadede kazanan her daim doğru olan ve hakkın yanında duran olmuştur. Kısacası ‘’DOĞRU DUVAR YIKILMAZ’’ diyerek sözlerime son veriyorum.

NOT: Doğum günüm olması sebebiyle iyi dileklerini ileten tüm eşrafa teşekkürlerimi sunarım.

            

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.