Derya Talipağaoğlu

Derya Talipağaoğlu

Derya Talipağaoğlu
Yazarın Tüm Yazıları >

Çin Virüsü

A+A-

Salgın hastalıklar ve neticesinde insan soyunun neredeyse yok olmaya yüz tutması, hastalıktan arındırılmış bölgeler, karantinaya alınmış şehirler, parçalanmış aileler, tüm iletişim kanallarının yok olması, spiker konuşurken aniden kararan ekran Hollywood sinemasının kullandığı en iyi senaryo malzemelerindendir.

cin1.jpg

Senaryolar iletişim kanallarının tamamıyla yok olmasından söz ederken nedense sadece televizyon ya da telefondan söz eder…

Twitter, facebook ve özellikle instagram ihmal edilir. En son 2018 yılı yapımı başrolünü Sandra Bullock’un oynadığı Bird Box filmini izledim sanırım.  Filmde, twitterda yardıran, muhteşem tespitlerini paylaşan; “Meksikalıların ya da Hintlilerin Amerikan ekonomisine verdiği zarardan söz eden” “zengin Amerikalıların özel sağlık sigortaları yaşanan felaketi öngöremedi” diye sızlanan senatörlerden hiç söz edilmiyor. Hatta Amerikan Hükümetinin yaşanan felakete neden olduğuna dair filmin kahramanlarının klavye başında twit salladıkları da görünmüyordu.

Hollywood sinemasını en önemli özelliği bir felaket ya da Amerikan halkına yönelik olası bir saldırıdan elbette saldırı başlığı fiziksel olmak zorunda değil. Yaşam tarzından tutunda salgına, tsunamiye kadar, birçok olay karşısında toplumsal dayanışma mesajı vermesidir. Filmlerde Amerikalı, devlet başkanın ekranda belirmesini heyecan ve merak içinde bekler, sıradan Amerikalının evinin verandasında salınan bir Amerikan bayrağı görüntülerin arasına sıkıştırılır. Ve en önemlisi hemen her Amerikalının aslında potansiyel bir kahraman olması mesajının verilmesidir. Öyle ki klinik psikolog Philip Zimbardo The Psychology of Evil (Kötülüğün psikolojisi) başlıklı Ted konuşmasında bu psikolojiyi yenmek için içinizdeki kahramanı harekete geçirin diyor.

cin2.jpg

Amerikalılar,  büyük eleştiriler ile iş başına gelen, Amerikan halkının büyük çoğunluğunun ideaları olan yaşam tarzının savunucu, “Yeniden Büyük Amerika” mottosunun kahramanı Başkan Trump’a güvenmiş gözükmekte. Trump salgını yeni tip koronavirüs yerine “Çin Virüsü” olarak tanımlayarak diğer liderlerden daha akıllıca davranmıştır. Virüs Çin malı olunca Trump’ı ve hükümeti suçlayacak Amerikalı’da çıkacak değildi ya… Belki de Amerikalılar sırf içinde Çin geçen virüs yüzünden çılgınlar gibi silahlanmaya başlamışlardır(?)

cin3.jpg

Hollywood sinemasından son zamanlarda olayı traji komiğe bağlamış Yeşilçam’a dönersek… Elini sallasan holding patronuna diğer elini sallasan her tarafı estetikli, bol dekolteli gece elbiseleri ile gezen patron sevgililerine çarptığın, geleceğe projeksiyon tutamasalarda; yaşadığımız toplumsal şizofreninin ulaştığı boyutları rahatlıkla göreceğimiz filmlerle karşılaşacağımız kesin. Bizim Çin virüsü demediğimiz yeni tip koronavirüs kaynaklı salgın ile topluma atanan şizofreni yerini sinema sektöründe şimdilik olmasa da toplumsal paranoyaya bırakacak gibi…

cin4.jpg

Türk Devleti sınırsız para basacak yazık ki ekonomik güce sahip değil, olması gereken birikimler; ihtiyat akçesi, varlık fonu vs. yerinde değil. Ülkede ne yazık ki en az beş milyon Suriyeli, Afgan, İranlı ve Afrikalı sığınmacı var. Ülke yıllardır aynı siyasi iktidar tarafından yönetiliyor, parlamenter sistem yerini partili Cumhurbaşkanlığı sistemine bıraktı. Yargıya güven hiç olmadığı kadar düşük. Toplum adalet ve liyakat duygusunu yitirdi, yoksul daha yoksul. Tarımsal üretim durdu, tarımda dışarı bağımlıyız… İmalat sektörü neredeyse çöktü. Suriye’de olmamız gereken bir savaşın içindeyiz. Suriyelilere halkın kesesinden 52 milyar Dolar harcandı, hükümet kendi halkına hizmet vermek için yardım kampanyası başlattı… Daha yazayım mı? İçiniz şişti mi?

Tüm bu tespitleri milyona yakın takipçisi olan ünlü bir siyasetçi (!) olarak ve her gün twitterda paylaşsam eminim binlerce kişi her twitime kalp kondurur, “Sen herşeyi biliyorsun, sen olmasan halimiz nice olurdu.” diye övgüler dizerdi. Sonra ben, “Hadi attığım twitlere bayılanlar dışarı çıkalım birlikte meclisin kapısına dayanalım.” desem ya da onlar bana, “Bilge insan kartal yuvasından çık bizimle yürü…” deseler muhtemel salgın nedeniyle ne ben ne de onlar sokağa çıkabilirdik...

Bazen sessizliğin vakarı en gür çıkan sesten daha iyidir. İnsanlara çare olamıyorsak gölge etmemeliyiz. Çin virüsü ya da yeni tip koronavirüs nasıl adlandırırsak adlandıralım neticede güneş ışınının verdiği şifaya ve umuda dayanabilecek hiçbir mikrop ya da paranoyak düşünce yoktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.