1. YAZARLAR

  2. Barış Yüksel

  3. Deli Halid Paşa Olayı
Barış Yüksel

Barış Yüksel

Barış Yüksel
Yazarın Tüm Yazıları >

Deli Halid Paşa Olayı

A+A-

            Osmanlı Devleti, 2.Abdülhamit döneminde askeri alanda yaptığı köklü değişiklikler ile askeri eğitim konusunda da bir takım reformlar gerçekleştirdi. Bu eğitim sistemi sayesinde oldukça donanımlı ve çağın askeri gereklerine uygun subaylar yetişmeye başladı. Bu subaylar Osmanlı Devletinin çöküşüne engel olamadılar, fakat Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşunu sağladılar.

            Yazımızda, bu subaylardan birisi olan Trablusgarp, Balkan Savaşları,1.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşında derin izler bırakmış Deli Halit Paşayı ve hazin ölümünü ele alacağız. Genel olarak, öldürülen ve cinayete kurban giden milletvekili olarak Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey bilinir, fakat bir başka mebus daha vardır ve o da yazımızın konusu olacak olan Deli Halit Paşadır. Savaşlarda gösterdiği kahramanlıklar ve cesaretinden dolayı ‘’Deli’’ lakabını alan Halit Paşa lakabının hakkını politikada da verecektir.  Cumhuriyet sonrası askerlerin politikaya alışamadığı ve sinirlerinin oldukça gergin olduğu bilinen bir gerçektir.

         Mecliste, Mustafa Kemal Atatürk’ün çevresini sarmış bazı paşaların yeni kurulacak hükümette yer almak istemesinden kaynaklı olarak sivil kökenli mebuslarla asker kökenli mebuslar arasında sert tartışmalar yaşanmaktaydı. Afyon mebusu Ali Çetinkaya’nın meclis kürsüsünde paşaları hedef olan konuşması büyük tepki çeker. Deli Halit Paşa ile Ali Çetinkaya’nın arası Trablusgarp Savaşından beri açıktır ve gizli bir husumetleri vardır. Mecliste oluşan bu gergin ortam içerisinde Deli Halit Paşa konuşması biten Ali Çetinkaya’yı meclis koridoruna çağırarak ve adeta hesap sorarcasına ‘’az önce Paşalara hakaret mi etmek istedin’’ der. Ali Çetinkaya ise durumun böyle olmadığını  kendisinin de asker kökenli olduğunu söyler, bunun üzerine Deli Halit Paşa ‘’askersin ama paşa değilsin neden paşa olamadığını da ben çok iyi bilirim’’ der. Ali Çetinkaya yanlış anlaşıldığını ve Paşalar hakkında olumsuz bir düşüncesi olmadığını belirterek, Halit Paşanın yanından ayrılır. Fakat aralarındaki rekabete bağlı olan husumet dinmeyecek aksine körüklenecektir.

            Muhalefet partisi olarak bilinen Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası meclis içerisinde teşkilatlanmaya başlamıştır, mebus olan paşalarında bu partiye olan ilgisi bilinmektedir. Halit Paşanın da asker kökenli olması sebebiyle muhalefet saflarına katılacağı tahmin edilmekteydi. Meclis içerisinde Halk Fırkasına mensup Ali Çetinkaya’nın başını çektiği bazı mebuslar ‘’kabadayı’’ grubunu oluşturmuş ve meclis içinde aleni bir şekilde silah taşımaya başlamıştı. Ayrıca içinde Halit Paşanın da olduğu bazı mebusların silah taşıdığı bilinen bir gerçekti.

            Bu olaylar olurken TBMM de Bursa ilinin mebusu kalmadığından dolayı ara seçime gidilir. Halk Fırkasının adayına karşılık Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası bağımsız aday Nurettin Paşayı desteklemiştir. Seçimi Nurettin Paşa kazanmış fakat süresi dahilinde askerlik görevinden istifa etmediği için mebus olamamıştır. Meclis de bu olay tartışılırken Halit Paşa da Nurettin Paşanın yanında olduğunu belirten demeçlerde bulunur. Tekrar seçim yapılır ve seçimi yine Nurettin Paşa kazanır. Nurettin Paşa’da vakit kaybetmeden Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası saflarına katılır, bu ortam içerisinde Nurettin Paşa’nın önemli destekçilerinden olan Halit Paşa’nın da muhalefet saflarına geçme ihtimali kuvvetlenir.

            1925 yılının başında gaziler meclise başvurarak haklarının iyileştirilmesi talebini iletir. Konu hakkında hassas olan Halit Paşa kanun teklifinin hazırlanması hususunda gönüllü olur. Yabancı kanunları da inceleyen Halit Paşa bir kanun teklifi hazırlar ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün onayını da alarak gerekli imzaları toplamaya başlar.

                                        resimsdfsf1.png            

               9 Şubat 1925 günü Halit Paşa kanun teklifi için imza toplamak amacıyla meclisteydi. Halit Paşanın mizacını bilen ve son aylarda sinirlerinin gergin olduğunu düşünen mebuslar kanun teklifini hemen imzalıyorlardı. Kanun teklifi için Elazığ Mebusu Hüseyin Beye gittiğinde Hüseyin Bey kanun teklifini alır ve okumaya başlar, bu duruma sinirlenen Halit Paşa ile aralarında tartışma çıkar. Olayı gören Rauf Bey arkadaşları Kılıç Ali, Kel Ali, Salih Bozok ve Osmaniye mebusu Avni Beyi bularak haberdar eder. Hepsi apar topar Halit Paşanın yanına gelerek onu meclis salonundan çıkarıp sakinleştirirler. Halit Paşa olayın ardından meclis salonuna geri döndüğünde kendisini yatıştıran grubun Hüseyin Beyle görüştüğünü görür (Fakat bu grup kendi aralarında ne görüştü bu bilinmiyor). Meclis oturumu bitip mebuslar salonu terk ettiği sırada bir arbede yaşanır ve herkes silahlarına davranır. Bu sırada ayağı takılıp düşen Ali Çetinkaya’nın üzerine Halit Paşa çullanır, tam bu esnada 3-4 el silah sesi duyulur ve Halit Paşanın kanlar içinde yere yığıldığı görülür. Bu silahı bugün bile kimin ateşlediği bilinmemektedir, kurşunun giriş istikametine bakıldığında arkadan ateşlendiği aşikardır.

            Durumdan hemen Mustafa Kemal Atatürk, doktorlar ve savcılar haberdar edilir. Durum kısa sürede bütün basına yansır ve herkes tarafından duyulmaya başlar. Halit Paşa ise hastaneye kaldırılmamış mecliste ilk müdahalesi yapılmış ve halen mecliste yatmakta idi. 12 Şubatta İstanbul’dan gelen iki cerrah Halit Paşayı ameliyat ederler ve ameliyat başarılı geçer, Halit Paşanın da sağlık durumu iyi gitmeye başlar. Halit Paşa tüm bunlara rağmen hastaneye kaldırılmadı ve mecliste 14 Şubat 1925 tarihinde zatürreden vefat etti.

            Olay basında geniş yankı buldu, muhalefetin susturulmaya çalışıldığı ve özgürlüklere saldırı gerçekleştiği gibi değerlendirilmelerde bulunuldu. Halit Paşanın hastaneye kaldırılmaması ve savcılık ifadesinin alınmamasına suçlayıcı manalar yüklendi. Halit Paşa’yı meşru savunmadan dolayı Ali Çetinkaya’nın vurduğu resmi kayıtlardan çıkarıldı ve bilinmeyen bir yerden gelen kurşunla öldürüldüğü resmi kayıtlara geçti.


Barış YÜKSEL

GÖLBAŞI-ANKARA / NİSAN-2020

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.