1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Mansur Yavaş Tarzı Kıskandırıyor
Mansur Yavaş Tarzı Kıskandırıyor

Mansur Yavaş Tarzı Kıskandırıyor

Beceremedikleri hizmetlerin bile, Mansur Yavaş tarafından yerine getirilmesi onları rahatsız ediyordu. Peki, siyaseten alınan bu kararların hukuki alt yapısı var mı?

A+A-

İktidarı elinde bulunduran güçler tarafından, Koronavirüs salgınını önlemek için aldığı tedbirler ve bu salgından zarar gören vatandaşlara yaptığı yardımlar ile ön plana çıkan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başta olmak üzere, özellikle CHP’li Belediyelerin başlattıkları yardım kampanyaları yasaklandı. İçişleri Bakanlığı tarafından bir genelge yayınlanarak, Belediyeler tarafından başlatılan yardım kampanyaları durduruldu. Hesaplarına el konuldu. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Her önüne gelenin yardım kampanyası yapamayacağını belirterek Belediyeler tarafından başlatılan yardım kampanyalarını eleştirdi.

Belli ki, CHP’li Belediyelerin, özellikle de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ön plana çıkmasını istemiyordu. Ölümcül salgın hastalık ve maddi manevi zararları ile Hükümet olarak kendisi ilgilenmek istiyor, kendilerinden olmayan Belediyeleri de bu işe karıştırmak istemiyordu. Belediyelerin, Koronavirüs Salgını nedeni ile istedikleri ek ödenek talepleri de karşılıksız bırakılıyordu.

Siyaseten böyle bir karar aldılar. Peki, siyaseten alınan bu kararların hukuki alt yapısı var mı?

Depo Haber olarak, İktidar ve Belediyeler arasında çekişmeye ve tartışmalara neden olan konuların hukuki gerekçelerini sizler için araştırdık.

BELEDİYELER KANUNU

5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca, belediyeler bağış almak yetkisine sahiptir (m. 15/1-i). Şartsız bağışları kabul etmek Belediye başkanının (m. 38/1-l); şartlı bağışları kabul etmek ise Belediye Meclisinin (m. 18/1-g) görev ve yetkisindedir. Bu kapsamda, bağışlar, Belediyenin gelirleri (m. 59/1-g); şartlı bağışlarla ilgili yapılacak harcamalar da Belediyenin giderleri (m. 60/1-r) arasındadır.

YARDIM NEDİR, BAĞIŞ NEDİR?

Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlüğünde, yardım sözcüğü kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma; bağış işlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek olarak; bağış sözcüğü de bağışlanan şey yardım hibe, teberru olarak tanımlanmıştır.

BELEDİYELERİN YARDIM HİZMETİ

Doğal afetlerle ilgili çalışmalar yapmak, yardım ve destek sağlamak, 5216 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre Büyükşehir Belediyesinin; 5393 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre Belediyelerin görevleri arasındadır. Bununla beraber, dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar 5216 sayılı Kanun’un 24. Maddesinde Büyükşehir belediyesinin giderleri; 5393 sayılı Kanun’un 60. maddesinde Belediyelerin giderleri arasında sayılmıştır.

BAĞIŞ ALMA YETKİSİ

5393 sayılı Kanun uyarınca Belediyeler; 5216 sayılı Kanun uyarınca Büyükşehir Belediyeleri şartlı/şartsız bağış (yardım) almak yetkisine sahiptir.  Böylece, gerçek kişi ve kuruluşların yardım (bağış) toplamalarının hukuki rejimi 2860 sayılı Kanun’da; Belediyelerin ve Büyükşehir Belediyelerinin yardım (bağış almaları) ise sırasıyla 5393 ve 5216 sayılı Kanun’larda düzenlenmiştir.

Dolayısıyla ilgili kanunları uyarınca doğal afetlerle ilgili çalışmalar yapmak, yardım ve destek sağlamak Belediyelerin ve Büyükşehir Belediyelerinin görevleri arasında olduğundan, bu mahalli idareler bu görevlerini yerine getirirken bağış talep edebilirler. Çünkü yukarıda açıklandığı üzere, talep üzerine yapılan bağış ile talep olmadan yapılan bağış arasında bir fark bulunmamaktadır. İkisi de bağıştır ve belediyeler iki durumda da bu bağışları kabul etmek yetkisine sahiptir. Şu kadarki, belediyelerin çağrısı üzerine yapılan bu bağışlar şartlı bağış niteliğinde olacaklarından, şartlı bağışları kabul etmek Belediye meclislerinin görev ve yetkisinde olması nedeniyle bu konuda Belediye meclisince karar alınması gerekecektir.

MERKEZ - YEREL AYRIMI YOKTUR

Anayasal sistemimizde merkezi hükümet - yerel hükümet şeklinde bir ayrım yoktur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti federatif devlet yapısına değil; üniter devlet yapısına sahiptir.  Yerinden yönetimin hizmet yönünden olanı kamu kurumları; yer yönünden olanı mahalli idarelerdir (yerel yönetimler). Yerel yönetimler, devlet tüzel kişiliğinden ayrı olarak kamu tüzel kişiliğine sahiptir. Bununla beraber, Merkezî idare, yerel idareler üzerinde, yerel hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve yerel ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir. Anayasa Mahkemesinin bir kararında belirttiği üzere, ister (merkezden yönetim) ister (yerinden yönetim) esası olsun, hepsi genelde idare çatısı altında ve (idarenin bütünlüğü) ilkesi kapsamında aynı esaslara bağlıdır.

Üniter devlet ilkesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş (temel) ilkelerinden biridir. Yeni tip COVİD-19 salgınıyla mücadele edilen bu günlerde konu başka yönlere çekilerek ve bilerek ve belli bir amaçla merkezi hükümet/yerel hükümet sözcüklerini kullanmak; diğer yandan bu tartışmayı sürdürmek ve bunu belediyelerin bağış (yardım) toplamalarının engellemesinde bir gerekçe olarak sunmak, salgınla mücadelede doğru bir davranış değildir. Yukarıda açıkladığımız üzere konu açık ve nettir. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel esaslarından olan üniter devlet yapısı her türlü tartışmadan uzaktır. Belediyelerin vali; kaymakamdan izin almadan yardım (bağış) toplaması ise yukarıda açıklandığı üzere hukuka uygundur ve üniter devlet ilkesine aykırı değildir.

VARSAYIM HUKUKİ DEĞİLDİR

Bağış (yardım) toplama yetkisinin kötüye kullanılması, belediyelerin bağış toplamalarının hukuken mümkün olmadığına bir gerekçe yapılabilir mi? Bu noktada söylenmesi gereken, bunun, belediyelerin bağış toplamalarının hukuken mümkün olmadığını savunmada bir ispat çabası olmakla birlikte bir varsayım olduğudur. Hukukiliklerin ya da hukuka aykırılıkların saptanması varsayımlar üzerinden yapılamaz. Bu varsayım İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından belediyelerce teröriste yardım yapılması olasılığı üzerinden açıklanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, belediyeler bağış alma ve bağış toplama yetkisine sahiptirler. Bu yetkinin kötüye kullanılması, bu yetkiyi ortadan kaldırmaz. Yalnızca yetkiyi kötüye kullananların hukuki ve cezai sorumluluğunu doğurur.

SONUÇ

COVİD-19 salgını nedeniyle gerçekleştirilmek istenen yardım faaliyetleri için Belediyelerin yaptığı bağış (yardım) çağrısı hukuka uygundur. Bununla beraber, yukarı belirtilen tartışmalar belediyelerin bu bağış toplama yetkilerini ortadan kaldırmamaktadır. Ancak bu tartışmalar, konuyu başka yönlere çeken niteliğiyle, yalnızca bu salgınla en etkili şekilde mücadele edilmesi gereken bu günlerde, mücadelenin etkililiğini azaltmaktan başka bir sonuca yol açmayacaktır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.