1. YAZARLAR

  2. Barış Yüksel

  3. Şehit Asteğmen Kubilay
Barış Yüksel

Barış Yüksel

Barış Yüksel
Yazarın Tüm Yazıları >

Şehit Asteğmen Kubilay

A+A-

            Ülkemiz demokrasi tarihi dönem dönem gerici birtakım faaliyetlere sahne olmuştur. Osmanlı Devletinde bu gerici hareketlerin en bilineni 31 Mart Vakasıdır, Cumhuriyet tarihimizde ise hala gözlerimizi yaşartan Menemen Olayı bu gerici hareketler içinde en bilinenidir. Bu yazımızda Menemen Olayını inceleyip Şehit Asteğmen Kubilay’ın şahadetini inceleyeceğiz. 

            Manisa’da Nakşibendi tarikatına mensup olduğu bilinen Giritli Mehmet adında biri ortaya çıkarak kendisini mehdi ilan eder, yanında çalışan altı işçiyi ve akrabalarından birkaç kişiyi de bu iddiasına inandırarak müridi yapar. Giritli Mehmet önderliğindeki bu grup faaliyetlerine olağanca hızıyla devam edip, herkesi kendi etraflarında dine çağırmaya başlar. Gerici Nakşibendi tarikatı mensubu bu grup Paşa Köyüne gelir, burada silahlanarak faaliyetlerine farklı bir anlam da katıp Menemen’e doğru yola çıkarlar.

            23 Aralık 1930 günü Giritli Mehmet, müritleriyle beraber Menemen’e gelir. Önünden geçtikleri Müftü camiinin bayrağını alarak Belediye meydana gelen grup, aldıkları bayrağı meydana dikerek zikretmeye başlar. Giritli Mehmet halkı kendisine katılmaya davet ederek birlik olmaya davet eder, meydandan bu çağrıya uyanlar olmuş ve onlarda zikretmeye başlamıştır. Olay yerine ilk olarak jandarma Yazıcısı Ali Efendi gelir ve Giritli Mehmet’e ne yapmak istediğini amacının ne olduğunu sorar.’’Sen git de komutanını yolla’’ cevabını alınca geri gelip bölük komutanı Fahri Bey’e durumu bildirir. Bunun üzerine Fahri Bey’de meydana gelerek Giritli Mehmet’e ne yapmak istediğini sorar.’’Önümden çekil, dinimi yayıyorum, bana kimse karşı koyamaz’’ cevabını alınca halkın belirli kısmı coşku ile Giritli Mehmet’i alışlar. Geriye dönen Jandarma Bölük Komutanı Fahri Bey alayı arayarak yardım ister. Alay komutanlığı da asıl mesleği öğretmenlik olan yedek subay Asteğmen Kubilay’ı bir müfreze ile olay yerine yollar. Genç ve cesur öğretmen müfrezesini kalabalığın yanında bırakarak doğruca Giritli Mehmet’in üzerine yürüyüp yakasına yapışarak hemen dağılmalarını emreder. Giritli Mehmet işin bu sefer sıkıya geldiğini görür ve tabancasını çıkararak genç öğretmen Kubilay’ı şehit eder. Ne halktan ne de müfrezeden gericilere yönelik bir tepki gelmiştir. Bunun üzerine güç bulan Giritli Mehmet, şehit subayımız Kubilay’ın başını keserek meydandaki bayrak direğine bağlar. Kalabalık içerisindeki iki cesur bekçi olayları hazmedemeyerek Giritli Mehmet’in bulunduğu gruba ateş açar ve Giritli Mehmet’i vururlar.

            Mustafa Kemal Paşa olayı 28 Aralık 1930’da Dolmabahçe Sarayında öğrenmiş ve olay ile ilgili ‘’ Mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadise.’’ olduğunu ifade etmiştir.Olayın ardından 31 Aralık 1930’da toplanan Bakanlar Kurulu Menemen, Manisa ve Balıkesir merkez ilçelerinde bir ay süre ile sıkı yönetim ilan etti ve Korgeneral Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Askeri mahkeme kuruldu. Mustafa Kemal Paşa devletin ileri gelenlerini Çankaya Köşkünde toplayarak; olayın etraflıca araştırılmasını, olayın arkasında siyasi kaynağın incelenmesini ve bütün davaların bitmesini beklenmeden verilen idam kararlarının uygulanmasını, olaya ses çıkarmayan ve tepki göstermeyen Menemen halkının da başka bölgelere uzaklaştırılmasını istedi. Serbest Cumhuriyet Fırkasını desteklemiş olan ‘’Son Posta ve Yarın’’ gazetelerinde gericilere cesaret veren yayınlar yapıldığını belirterek bu gazetelerinde Askeri Mahkemede yargılanmasını istedi.

                                            fsfs-001.png

            Bu sırada askeri mahkeme tarafından sürdürülen kovuşturma, soruşturma ve yargılama son bulmuştu. Olayda, bütün bölge halkının birlikte ayaklanması, ya da politik merkezlerden gelen emirle düzenlenmiş bir ayaklanma niteliği görülmediği anlaşılmıştır. Bunun üzerine olayın gerici niteliği üzerinde durulmuş, bu kaynaktan doğduğu anlaşılmış, sanıkların Manisa Hastanesi imamlığından emekli Laz İbrahim ile olan ilişkileri incelenmiş, onun da İstanbul’da Cibali Tütün Fabrikası’nda enfiye eksperi olan Mehmet Ali tanışıklığı dikkat çekmiş ve Mehmet Ali’nin babasının, Erenköy’deki köşkünde oturan Nakşibendi şeyhi Kutbilaktap Erbili Hoca Esat Efendi olduğu anlaşılmıştı.

            Sonunda askeri mahkemenin, Büyük Millet Meclisi’nce onaylanan kararı gereğince, Erbilli Şeyh Esat Efendinin oğlu olan enfiye eksperi Mehmet Ali ile çoğu Giritli ve Rumeli göçmeni, biri de Yahudi olan 28 kişi asıldı. Şeyh Esat Efendi’nin ise hapishanede iken öldüğü bildirildi.   

            29 Ekim 1923 tarihinde kurulan cumhuriyetimiz, kuruluşundan bu yana tarihin hemen her döneminde saldırılara ve müdahalelere maruz kalmıştır. Demokrasimize yönelik bir başkaldırı olarak gelişen bu olayları milletimiz tarihten ve mazisinden aldığı güç ile bertaraf etmesini bilmiş, demokrasinin temini ve korunması maksadıyla laik cumhuriyet ilkesinden asla taviz vermemiştir. 

            Türk milleti, şanlı tarihi içerisinde bu ve benzeri olaylar hep yaşanmıştır ve yaşanacaktır, bizler ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği değerlere sıkı sıkıya sarılıp tarihimizden aldığımız güç ile olayları yorumlarsak her türlü badireyi bertaraf ederiz. Yeter ki damarlarımızda dolaşan TÜRK KANININ ASİLLİĞİNE VE YÜCELİĞİNE İNANALIM.

BARIŞ YÜKSEL
MAYIS-2020-ANKARA

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.