1. YAZARLAR

  2. Mehmet Bayır

  3. Sizi Koronavirüs Dolandırıcılarının Atası İle Tanıştırayım!
Mehmet Bayır

Mehmet Bayır

Mehmet Bayır
Yazarın Tüm Yazıları >

Sizi Koronavirüs Dolandırıcılarının Atası İle Tanıştırayım!

A+A-

Tüm dünyayı saran Corana Virüs tehdidi hız kesmeden devam ediyor.  Dünyanın her tarafından ölüm ve salgın haberleri alıyoruz. Bu küresel tehdite karşı, milli bir seferberlik ilan etmişçesine hep birlikte karşı koymaya çalışıyoruz. Sokağa çıkma yasağı ilan edilmedi ama sanki sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş gibi evlerimizden çıkmıyor, bu baş belası virüse karşı kendi çapımızda mücadele ediyoruz. 

Yani can sıkıcı bir durum ile karşı karşıyayız. 

Sizleri bu can sıkıcı ortamdan biraz da olsa uzaklaştırmak istiyorum.  

Dolandırıcılık, hırsızlık ya da evrakta sahtecilik suçlarını ilk olarak kim işlemiştir diye düşündünüz mü? Yani Sülün Osmanların, Mataracıların, Cağlayanların, Bağışların, Gülerlerin, Bayraktarların, insanları yalan vaadlerle kandıranların, iş takipçilerinin, kendisini farklı konumlarda gösterip haksız kazanç elde etmeye çalışanların atası kimdir diye hiç merak ettiniz mi? 

Tanıştırayım…

El Nasiri. 

Milattan Önce (M.Ö) 18. Yüzyılda yaşamış. 

İnsanoğlunun olduğu her yerde, görevi kötüye kullanma, ticarette kazıklama, kötü mal satma, ya da verdiği sözü tutmama vakaları yaşanmış.

 El Nasiri isimli iş adamı yaşadığı dönemin en kötü iş adamı ve dolandırıcısı olarak tanıyor. 

Zira Nasiri ile ilgili şikayetler  tabletlere kazınmış. 

Para alıyor, mal göndermiyor. 

Yalan vaadlerde bulunarak insanları kandırıyor.  

İngiliz Arkeolog Leonard Woley’in büyük ölçüde 20. yüzyılda ortaya çıkardığı Ur şehrindeki kazılarda bulunan çivi yazılı tablet Nasıra yazılmış mektuplardan oluşur. Bugün ki Bahreyn’de bulunan Dilmum merkezli Alik Tilmun adı verdilen bir Lonca’ya üye olduğu anlaşılan Nasiri, Basra Körfezinde ihracat-ithalat yapıyormuş.  

Nasir’in evinde bulunan bir çok tablet, onun önemli bir tüccar olduğunu ve bakır ticareti yaptığını gösteriyor. Ancak kimi zaman da tekstil, gıda ve metal ürün işi yaptığı da anlaşılıyor. Nasir, kariyerinin başında Ur’da bir Saray için alım satım yapıyor. Ancak bir noktadan sonra Dilmun’da vakit geçiriyor. Alacaklarına verdiği sözü tutmadığı ve mallarını göndermediği için sitem dolu mektuplara maruz kalıyor. 

Tabletlerin birinde, Arbituram isimli bir adam Nasir’e “Bakırı verdin, gümüşü de yolla. Ninna Nanna’ya karını da yolla. Sana bir tablet gönderdim. Neden bana bakırı vermedin. Bakırı vermezsen sana sözlerini hatırlatacağım. İyi bakır gönder mutlaka, bana bir adamını gönder” diye sesleniyor. 

Kısa bir süre sonra da Arbirturam, sinirli bir halde başka bir mektup yazıyor. “Neden bakırı Ninna Nanna’ya vermedin. İli İdinman, Ninna Nanna’nın aldığı bakırın benim bakırım olduğunu söyledi.  Nazik ol ve hakkım olan bakırı yolla”

Ardından devreye başka isimler de giriyor. Appa isimli bir iş adamı Nasır’a, “Benim bakırımı, iyi olanını yolla ki kalbim dert çekmesin” diye yazıyor. 

Başka bir tablette de İmgur-Sin isimli birisi, “Samas (Güneş Tanrısı) yaşamını kutsasın. Ninna Nannaya, iyi cins bir bakır yolla. Bana 10 şekel gümüş yollattın. Kalbinin sıkıntı çekmemesi için Nanna’ya iyi bakır ver. Bundan ne kadar yorulduğumu biliyor musun” diyerek öfkesini dile getiriyor. 

Tabletlerde görüldüğü gibi, El Nasiri, günümüz dolandırıcıları, hırsızları gibi Saray’a tedarikler yaparak ticaret hayatına başlamış. Sonrasında da insanları kandırmış, verdiği sözü tutmamış, anlaşmaya vardıkları malın kalitesini düşürmüş.  Yani yapmadığı haksızlık, hırsızlık, dolandırıcılık kalmamış.  Tam da bugün bu utanılacak işleri yapanların atası olacak özelliklere sahip.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum