1. YAZARLAR

  2. Barış Yüksel

  3. Toprak Talebinin Yerini Tıbbı Malzeme Talebi Aldı
Barış Yüksel

Barış Yüksel

Barış Yüksel
Yazarın Tüm Yazıları >

Toprak Talebinin Yerini Tıbbı Malzeme Talebi Aldı

A+A-

           Osmanlı İmparatorluğu, imparatorluk olmanın gereği olarak bünyesinde çeşitli ırktan insanların barındığı ve yüzyıllar boyunca bu ırkların barış içerisinde yaşadığı bir devletti. 1789 Fransız devriminden sonra uluslar birer birer imparatorluklardan kopmaya başladı. Bu kopuş sürecinden en olumsuz etkilenen ülkelerin başında Osmanlı İmparatorluğu gelmekteydi. Osmanlı İmparatorluğunun zayıflığını fırsat bilen batı ve doğu bloku devletleri bu kopuş sürecine hız kazandırmışlardır.

            Birinci Dünya Savaşı sırasında birbirinden kilometrelerce uzaklıkta bulunan Sina, Kafkasya, Bağdat, Hicaz, Çanakkale, Mekke ve Galiçya gibi cephelerde savaşan Türk ordusu bünyesinde barındırdığı ulusların ihanetine maruz kalmıştır. Bu ihaneti şüphesiz dış devletler maddi ve manevi olarak desteklemiş, yeri ve zamanı geldiğinde bu ulusların hamisi olduklarını da saklamamışlardır. Bu ihanet içerisinde belki de bizleri en derinden sarsan ve yaralayanı Ermenilerin yaptığı faaliyetler oldu. Tarihi Türk şehirleri teker teker Ermenilerin işbirliği içerisinde oldukları düşman birliklerince işgal ediliyordu. Ermenilerin savunmadan yoksun kasaba ve şehirlerde vahşice katliamlara başladığı biliniyordu.

            Bu vahşet tablosunu engellemek amacıyla Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde barındırdığı ulusları savaştan uzak bölgelere göç ettirmek için 27 Mayıs 1915 de Tehcir Kanununu çıkardı. Genelkurmay Başkanlığı arşivlerinin yayımladığı bilgilere göre kanun kapsamında 413.063 Ermeni’nin göç ettirildiği anlaşılıyor. Ermenilerin soykırım iddiası işte bu kanunun uygulanması sürecinde yaşananlar ile ilgilidir. Ve iddia ettikleri söylemlerin hemen hepsi tarihi tezlerle ispatlanmış birer yalan ve karalama kampanyası ürünüdür.

            1919 yılında Erivan’da toplanan 9. Taşnak Dünya Kongresinde sürgündeki Türk yetkililerinin izlenmesine ve öldürülmesine dair kararlar alındı. Aşağıda Ermeni örgütler tarafından arkadan vurulmak ve alçakça pusuya düşürülmek suretiyle şehit edilen diplomat ve devlet adamlarımızın bir kısmının listesini vereceğim ve pek tabi katillerinin akıbetleri hususuna da kısaca değineceğim.

  • TALAT PAŞA: 15 Mart 1921 yılında Berlin’de İran Ermenisi Sogomon Teiliryan tarafından öldürüldü. Yapılan yargılama sonucunda beraat etti ve belki de en acı olanı 2019 yılında Ermenistan’ın Şirak vilayetinde ayaklarının altında Talat Paşanın kesik başının olduğu bir heykeli dikildi.
  • SAİT HALİM PAŞA: 6 Aralık 1921 yılında Roma da Ermeni terörist Arşavir Şıracıyan tarafından öldürüldü. Katil Ermeniler tarafından milli kahraman ilan edildi.
  • CEMAL PAŞA: 21 Temmuz 1922 tarihinde yaverleri Teğmen Süreyye Bey ve Binbaşı Nusret Bey’le beraber Kerekin Lalayan ve Sergo Vartanyan adındaki katiller tarafından şehit edildi. Katilleri yakalanamadı.
  • BAHADIR DEMİR VE MEHMET BAYDAR: 27 Ocak 1973 yılında Los Angeles de Ermeni terörist Mıgırdıç Yanıkyan tarafından öldürüldü. Katil ömür boyu hapse mahkum edildi fakat 10 yıl sonra serbest kaldı.
  • HÜSEYİN DANİŞ TUNALIGİL:  Büyükelçimiz,22 Ekim 1975 yılında Viyana’da şehit edildi. Katilleri yakalanamadı.
  • İSMAİL EREZ: Paris Büyükelçimiz 24 Ekim 1975 yılında Paris de şehit edildi. Katilleri yakalanamadı.
  • OKTAR CİRİT: 16 Şubat 1976 tarihinde Beyrut’ta şehit edildi. Katilleri yakalanamadı.
  • TAHA CARIM: Vatikan büyükelçimiz 9 Haziran 1977 tarihinde şehit edildi. Katilleri yakalanamadı.
  • NECLA KUNERALP: Madrid de 2 Haziran 1978 yılında öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • BEŞİR BALCIOĞLU: 2 Haziran 1978 yılında öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • AHMET BENLER: Lahey de 12 Ekim 1979 yılında öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • YILMAZ ÇOPLAN:  22 Aralık 1979 tarihinde Paris’te öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • GALİP ÖZMEN: 31 Temmuz 1980 tarihinde Atina’da öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • ŞARIK ARIYAK: 17 Aralık 1980 tarihinde Sidney’de öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • ENGİN SEVER: 17 Aralık 1980 tarihinde Sidney’de öldürüldü. Katileri yakalanamadı.
  • REŞAT MORALI: 4 Mart 1981 tarihinde Paris’te öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • TECELLİ ARI: 4 Mart 1981 tarihinde Paris’te öldürüldü. Katilleri yakalanamadı.
  • MEHMET SAVAŞ YERGÜZ: 9 Haziran 1981 tarihinde Cenevre’de öldürüldü. Katil 10 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı.
  • CEMAL ÖZEN: Paris’te 4 Eylül 1981 tarihinde öldürüldü. Katil 7 yıl hapse mahkum edildi.
  • KEMAL ARIKAN: 28 Ocak 1982 tarihinde Los Angeles öldürüldü. Katil zanlısı iki kişiydi. Saliba isimli terörist serbest kalırken, Sasunyan isimli terörist ömür boyu hapse mahkum edildi.
  • ORHAN GÜNDÜZ: 4 Mayıs 1982 tarihinde Boston da şehit edildi. Katiller yakalanamadı.
  • ERKUT AKBAY: 7 Haziran 1982 tarihinde Lizbon’da öldürüldü. Katiller yakalanamadı.
  • ATİLLA ALTIKAT: 17 Ağustos 1982 de Ottawa da öldürüldü. Katiller yakalanamadı.
  • BORA SUELKAN: 9 Eylül 1982 tarihinde Burgaz da öldürüldü. Katiller yakalanamadı:
  • GALİP BALKAR: 11 Mart 1983 tarihinde Belgrad’da öldürüldü. 20 yıl hapis cezasına çarptırılan 2 terörist 4 yıl yattıktan sonra serbest kaldı.
  • DURSUN AKSOY: 14 Temmuz 1983 tarihinde Brüksel’de öldürüldü. Katiller serbest bırakıldı.
  • CAHİDE MIHÇIOĞLU: 27 Temmuz 1983 tarihinde Lizbon’da öldürüldü. Çıkan çatışmada katiller Portekiz polisi tarafından öldürüldü.
  • IŞIK YÖNDER: 31 Mart 1984 tarihinde Tahran’da öldürüldü. Katiller yakalanamadı.
  • ERDOĞAN ÖZEN: 20 Haziran 1984 tarihinde Viyana’da öldürüldü. Katiller yakalanamadı.
  • ENVER ERGUN: 19 Kasım 1984 tarihinde Viyana’da öldürüldü. Katiller yakalanamadı.

            Yukarda da görüldüğü gibi, Ermeni terör örgütleri Türk diplomat ve ailelerine karşı büyük bir terör faaliyetine girişmiştir. Diplomatlarımızın öldürüldüğü ve havaalanlarının basıldığı tüm faaliyetlerde diplomatlarımızla birlikte 34 yabancı uyruklu kişi hayatını kaybetmiş 300 den fazla kişide yaralanmıştır. Tüm bu faaliyetler boyunca çok az sayıda Ermeni  terörist yakalanmıştır.

            Türk aleyhtarlığı davasını diri ve ayakta tutmak isteyen devletlerin gizli istihbarat servisleri 6 Nisan 1980 tarihinde Lübnan’ın Sedan kentinde PKK VE ASALA temsilcilerini bir araya getirdiler. Yapılan mutabakata göre Türkiye’deki terör faaliyetlerini PKK devam ettirecek ASALA ise Karabağ’a kayacaktı. Açık bir şekilde şu ifadeye de yer veriliyordu: ‘’… Biz Ermenistan’ı Kürt savaşçı kardeşlerimizle birlikte kuracağız ve çok yakında varlığımızı, işgal edilmiş Ermenistan’ın en iç noktalarında göstererek ispatlayacağız.’’ Hal böyle iken Asala ve PKK ilişkisini inkar etmek en hafif ifadeyle aptallık olacaktır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyada oynanan oyunun sadece adı değişmiş mana ve özü ilk halini muhafaza etmektedir.

  araya-001.jpg      

Şehit edilen Talat Paşa’nın üzerinde olan gömleği

            Ermenilerin Türkiye’den toprak talebinin mazisi 1979’da Paris de yapılan 1.Dünya Ermeni Örgütleri Kongresine dayanmaktadır. Bu kongrede tüm Ermenileri bir bayrak altında toplanmaya ve örgütlü bir şekilde Türkiye’den toprak talep edilmeye davet ettiler. 1985 yılında tertiplenen 2. Toplantının tertiplendiği şehir oldukça manidardır. Sevr şehrinde yapılan toplantıda bir dizi kararlar alınmış ve birinci toplantıda alınan kararlar deklare edilmiştir. Yine Sevr de yapılan 3. Dünya Ermeni Örgütleri Kongresinde bazı kararlar alındı. Alınan kararlara göre; Ermeni  halkının mücadelesine saygı duyan ve destekleyenlerin yardımlarının kabul edilmesine, tüm dünya devletlerine sözde Ermeni soykırımının kabul edilmesi için baskı yapılmasına ve Türk işgali altındaki Ermeni topraklarını kurtarmak için tüm siyasi ve diplomatik yolların kullanılmasına karar verildi.

            Görüldüğü üzere Ermeni sorununun ortaya çıkışını, yıllar boyunca yaptıkları katliamları ve akabinde topraklarımız üzerindeki emellerinden bahsettik. Yazımızın ana kısmını oluşturan esas husus ise Covid-19 salgının tüm dünyayı etkisi altına alması üzerine Ermenistan devletinin ülkemizden tıbbı malzeme konusunda yardım talep etmesidir. Dünya tarihinin şerefli ve asil bir mensubu olan devletimiz yıllar boyunca kendisinden yardım isteyen her devlete ve millete yardım etmeyi bir görev bilmiştir.            

             Geçmişte PKK ile açık bir ilişkisi bulunan yetmezmiş gibi 2019 yılının ağustos ayında Talat paşanın katilinin heykelini diken bir devlete yardım etmek mukaddes tarihimize ve şehitlerimize ihanet olacaktır. Ülkemizden yıllar boyunca açık bir şekilde toprak isteyenlerin ve siyasi arenada ülkemizi zor durumda bırakmak için türlü karalama kampanyalarını yapanların, şimdilerde ilaç ve tıbbi yardım istemesi takdiri ilahinin ne kadar güzel bir şekilde tecelli ettiğinin en güzel örneğidir. Ermenistan devletinin güttüğü siyasi lobi faaliyetlerinin güçlü olduğu ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve Rusya gibi devletlerden bu yardım talebinde bulunması oldukça akılcı olacaktır. 

            Ülkemiz yetkililerinin bu konuda takdirleri nasıl olur bilmem fakat bu yardım talebine olumlu cevap verilmesi halinde yardım uçağının adının Talat Paşa, yardım hareketinin adının Karabağ ve her yardım kolisinin adının şehit edilen diplomatlarımızın ismini taşımasını vatanperver bir Türk vatandaşı olarak talep ediyorum.

araya1.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
25 Yorum